DÜNYA DÜZDÜR TEORİSİ

DÜZ DÜNYA, GÜNEŞ VE AY

Düz Dünya’da Gök Kubbenin Yüksekliği ve Kubbenin Tarifi. Güneş, Ay, Yıldız Ve Gezegenlerin Konumları, Yükseklik ve Yörünge Şekilleri, Dünya’nın Çapı Ve Çevresi

Gök kubbe:

Hakkında fazla bir bilgi yok aslında, akademik açıdan uzaya gidildiği düşünüldüğünden dolayı araştırılması pek mümkün değil. Hâlbuki bütün veriler uzaya çıkılmadığını gösteriyor; Van Allen kuşakları ve Ay’a gidilmesi ile ilgili yalanlar, Nasa’nın CGI gezegen resimleri gibi sorgulamayan bir insanı ikna edebilecek deliller var. Fakat bir bilim insanının bu konuda çalışma yapması şu an için imkansız görünüyor.

Düz Dünya hakkında çalışma yapan mühendislerin elde ettikleri verilere göre güneş, ay, yıldız ve gezegenler kubbenin üzerinde. Kubbe zeminden itibaren bilinmeyen bir yükseklikte olmakla beraber yaklaşık 320 km civarında tahmin ediliyor.

Bunlara ek olarak, çok katmandan oluşan kubbe yapısı da pek çok kişi tarafından uygun görülüyor. Hatta ayın güneşin üzerinde olması bu şekilde optik kurallara uygun oluyor. Bazı durumlarda ay ışığının Dünya’nın daha fazla bölgesinde görünmesi bu düşünceleri destekliyor. Şekil 1’de 16 Eylül 2016 tarihinde saat 20.44 Ay ışığı haritasını görüyorsunuz. Şekil 2’de 16 Eylül 2016 tarihinde saat 20.44 Güneş ışığı haritasını görüyorsunuz. Koyu gri renk sadece güneş ışığı haritasında (şekil 2) var. Açık gri az görünür durumda dahil ay ışığı o tarihte ve saatte dünyanın tüm kıtalarından görünmüştür.


Düz Dünya’da en az üç şartın yerine gelmesi için kubbenin olması gerekiyor.

  1. Gök kubbe gökyüzündeki Güneş, Ay, yıldız ve gezegenlerin ışığını iç bükey mercek gibi kırarak yer yüzüne iletir. Bu şekilde insanlar gölgelerin uzunluklarından küre üzerinde olduğumuzu da çıkarabilirler. Gelen ışık kırılmaları sanki küre üzerindeymişiz gibi kırılırlar ve bunu kubbe sağlar.
  2. Gök kubbenin olması gerekliliğinin ikincisi aralık ayında güney kutbunun tamamen aydınlanması durumunun başka şekilde olamayacak olmasıdır.
  3. Güneş doğar, öğlen dik konuma gelir ve batar. Bu sürede uygun şekilde bakarsak boyutları neredeyse hiç değişmez. Bu olay güneşin kendisini değil görüntüsünü kubbeden kırılarak görmemizle oluşur.

Güneş, Ay, Yıldız Ve Gezegenlerin Yapısı:

Düz Dünya’da Güneş, Ay, yıldız ve gezegenlerin yapısı, ışığının kaynağı ve uzaklığı gibi konular tam bilinmemektedir. Bunları ancak hareketlerine, enerji sistemlerine ve şekillerine bakıp anlamaya çalışırız.

Güneş gökyüzünde yaklaşık 6680 km ile 6461 km arasında yükselip alçalır. Yengeç-ekvator-oğlak-ekvator-yengeç döngüsünü havada sekiz şekli oluşturarak bir yılda tamamlar. Sekiz şeklinin adı analemmadır. Bir yılda farklı günlerde hep aynı saatte güneşin fotoğrafının çekilmesi ile elde edilir.

Ay gökyüzünde yaklaşık 6776 km ile 5967 km arasında yükselip alçalır. Yengeç-ekvator-oğlak-ekvator-yengeç döngüsünü havada elipse yakın bir şekil çizerek bir ayda tamamlar. Ayın analemması için bir ay boyunca her gün 51 dakika gecikerek fotoğraf çekilir.

Yukarıdaki resimdeki ölçüler bizim paralel-meridyen arası uzaklıklara göre hesapladığımız ölçülerdir. Bir başka hesaba göre düz Dünya’nın güney kutbu öncesi dış çevresi 62737 km, yengeç dönencesi 23977 km, ekvator 40009 km oğlak dönencesi 56042 km, Güneş’in çapı 64 km, ayın çapı 57,9 km değerleri şu an için düz dünya hesaplamalarında kullanılan değerleridir.
Güneş, Ay, yıldız ve gezegenlerin yapısı yüksek ihtimalle kristal yapıda olarak süper iletken sıvı ortamda (muhtemelen sıvı helyum) elektromanyetik enerji ile çalışan bir sistemin parçalarılar.

Gökyüzünün yıldızların düz Dünya üzerinde dönüş süresi 23 saat 56 dakikadır. Güneş yaklaşık 24 saate çok yakın bir sürede, ay 24 saat 50 dakikada dünya üzerinde bir tur atarlar.

 

Bir düz dünya yılı:

Güneş ve Ay Dünya üzerinde ve çevresinde her yıl spiral çizerek hareket etmekteler. Güneş yolculuğuna Oğlak dönencesinden Kış mevsiminin yaşandığı dönemde başlar ki bu Güneş’in en hızlı olduğu ve yolunun en uzun olduğu çemberdir. İlerleyen 3 Ay’da Güneş her gün azar azar hızını azaltarak ve yolunu kısaltarak hareketine devam eder. Bu durum İlkbahar ekinoksunun yaşandığı döneme kadar sürer. Bu dönemde Güneş Oğlak Dönencesinden Ekvatora spiral çizerek yolculuğunu tamamlamış olur.

Daha sonraki 3 ayda Güneş yine mesafesini ve hızını azaltarak hareket eder. Bu Yaz mevsiminin başladığı döneme kadar devam eder. Bu dönemde Güneş Ekvatordan en kısa olan ve en yavaş hareket ettiği yengeç dönencesine olan yolculuğunu spiral çizerek tamamlamış olur. Güneş bir kere bu en içteki çember olan yengeç dönencesine vardığında zıt özelliklere sahip yani mesafesini uzatarak ve çabuklaşarak Oğlak dönencesi tarafına hareket etmeye başlar.

Sonraki 3 Ay’da yavaşça hızını ve kat ettiği mesafeyi arttırarak Sonbahar ekinoksunun yaşandığı döneme kadar hareketini gerçekleştirmiş olur. Bu Güneş’in Yengeç dönencesindenEkvatora kadar olan yolculuğunu tamamlaması anlamına gelir.

Sonraki 3 ayda Güneş hızını ve kat ettiği mesafeyi arttırmaya devam eder ve bu Kış mevsimine kadar sürer. Bu yolculuk tamamlandığında Güneş Ekvatordan hızının ve kat ettiği mesafenin en fazla olduğu Oğlak dönencesine yolculuğunu tamamlamış olur. Bundan sonra Güneş’in yıllık yolculuğu tekrar başlar.

Küre dünyanın yörüngesindeki 23° eksen eğikliği gece-gündüz sürelerinin oranını belirler. Küre dünyanın yörüngesindeki hızı bu uzun- normal- kısa geceli ve gündüzlü günlerin ne kadar süreceğini belirler.Gece-gündüz sürelerinin uzaması-kısalması durumu:

Düz Dünya’da gece-gündüz sürelerinin oranını güneşin spiral yörüngesindeki yüksekliğine ve dönenceler arasındaki yerine bağlıdır.
Düz Dünya’daki güneşin hızı bu uzun-normal-kısa geceli ve gündüzlü günlerin ne kadar süreceğini belirler. 21 haziranda Güneş yavaşlar, 21 aralıkta hızlanır, 23 eylül ve 21 martta ortalama hızında döner.

NEREDEN ÇIKTI BU DÜZ DÜNYA ?

Düz dünya diye bir şeyler duyup da gülme krizi geçirmeyen kimse var mıdır bilemiyorum. Ama bu, yaşayacağımız son şaşkınlık değil . Asıl şoku, tüm anlatılanların doğruluğu ortaya çıkmaya başladığında yaşayacağız. Bu sitede sizlerle bu bilgileri paylaşacağız.

DÜZ DÜNYACILAR KİMDİR ?

Gözlemlemeyi, araştırmayı seven sizlerden, bizlerden birileri. Sıradan insanlarız. Bizi diğerlerinden ayıran tek özelliğimiz her halde sorgulamadaki azmimizdir.

 

DÜZ DÜNYACILARIN EĞİTİM SEVİYELERİ NEDİR ?

 

En az sizler kadar eğitimli olduğumuzu göz ardı etmemelisiniz.. Unutmamanız gereken diğer bir husus, Düz Dünyayı, akademisyenler ve profesörlerle de tartışabildiğimiz ve çoğu kez bu tartışmalarda galip geldiğimiz konusudur… Yani, burada ön yargılarınızı bir kenara bırakıp, duyularınızı açmanız gerekecek..

 

DÜZ DÜNYACILARIN ORTAK DİNİ GÖRÜŞÜ VAR MIDIR ?

Kesinlikle yok.. Aramızda neredeyse her görüşten katılımcılar mevcut. Biz seküler bir grubuz ve önemsediğimiz tek konu, dinsel bir gözlükle değil, elle tutulan gözle görülen ve ölçülebilen kavramlarla konuşuyor, tartışıyor ve bazı teorileri tartışıyor oluşumuz.
Biz arkadaşlarımızla aramızda din ve siyaset farklılıklarımız ile değil, ortak paydalarımızla buluşuruz. Ancak küresel dünya savunucularının ortak bir dini görüşü olduğunu da söylemek zorundayız ve bunu sizlerin de bilmesi herhalde hakkınızdır.

NASA, ESA, JAXA GİBİ UZAY ARAŞTIRMA AJANSLARI NEDEN VAR ?

Neden varlar? Ne zaman, kimler tarafından kuruldular? Kağıt üzerinde açıkladıkları kadar elbette biliyoruz. Ek olarak, sembolizm destekli bir takım dini ritüellerle bir güce hizmet ettiklerini yine kendi açıklamalarında görebiliyoruz. Bu sitede, yaptıkları tüm hileli operasyonlarını nasıl kurguladıklarını kendi gözleriniz ile göreceksiniz. Neden bizleri kandırsınlar sorusunun dini ve siyasi bir çok cevabını ve açıklamasını bulacaksınız.

DÜNYA ZATEN DÜZ BİLİNİYORDU, 100 SENE ÖNCESİNE KADAR …

Tarih boyunca hepsi bizden ileri tüm kültürler
Dünya’yı düz kabul ediyordu. NASA’ya kadar!

Bilinen en eski inanışlardan biri yeryüzünün her zaman için düz olduğu ve üzerinin bir kubbe ile örtülü olduğu idi. Mısırlar, İskandinavlar, Hindular, İnkalar, Mayalar, İbraniler vs. hepsi dünyanın düz olduğuna ve göğün onun bir bariyeri olduğuna inanıyorlardır.

Düz Dünya modeli binlerce yıl hüküm sürdü. Ta ki 1543 yılında Nicolas Kopernicus evrenin güneş merkezli modelini ortaya koyana kadar. Ancak buna rağmen Düz Dünya düşüncesi 1900’lü yıllarda insanlar genelinde hakim olmaya devam etmedi.
Kopernik

Bunun kanıtlarını Thomas Winship’in 1899 yılında yayınladığı Zetetic Cosmogony adlı kitabında görmekteyiz. Terra Firma, Dünya bir gezegen değildir, bir senaryo, sebepler ve tüm gerçekleriyle David Wardlaw Scott tarafından 1901 yılında yayınlandı. Gerard Hickson’ın 1922 yılında yayınlanan Kings Dethorned (Tahtından İndirilmiş Krallar) kitabı da Güneş merkezli modelin sorunlarının tüm detaylarını ve Copernic, Einstein, Newton gibi insanlar tarafından yapılan hatalardan bahsetti.

Yani görüyoruz ki zamanın başlangıcından 1900’lü yıllara kadar Düz Dünya düşüncesi her yerde hakimdi. Düzcüler hiçbir zaman yok olmadı. Gelin bu konuya detaylı bir şekilde bakalım.
1931’de özel bir balonla 16 km’ye çıkan kaşif
Profesör Auguste Piccard’ın bu keşfini anlatan
sayfası. Büyütüp inceleyiniz.

Ağustos 1931 yılındaki Popüler Bilim isimli bir dergide kaşif Auguste Piccard Dünya’nın düz bir diske benzediğini ve bir balonla 16 km yüksekliğe ulaşıldığında kenarlarını belirgin olduğunu belirtmişti. Günümüzde bu yüksekliğin çok üzerine çıkabilen araçlarımız var. 37 km.’lere çıkabiliyoruz. Ve Dünya bizlere halen düzlükten başka şey göstermiyor. Gözümüzle gördüğümüz şey ufuk çizgisinin düz olduğu.  Genel bilim bu yüksekliğe çıkıldığında kıvrımların gözle görülebilir olacağını söylese de ortada kıvrım falan göremiyoruz.

Gelin şimdi başka bir zaman dilimine, Düz Dünya mantığının gizlenmiş olduğu bir dilime gidelim. Burada Kopernik’i hariç tutacağız. Güneş Merkezliliğin, Dünya’nın dönen bir top olduğunun 1500’lere kadar anlatılmadığını biliyoruz. Ancak 1900’lerde yeryüzünün gerçek doğası gizlenmeye çalışılmaya başlandı. 1912’de Dünya’nın biçimi henüz ispatlanamamışken beyinlerimizi programlamaya başladılar. Universal Pictures’ın temelinde yapmış oldukları her film öncesinde bize dönen bir Dünya gösterdiler. Bu yüz yıldır devam etmekte. Ama önemli olan bunun 1912’de başlamış olması. İzlemeye devam ettik. 1946’da Amiral Ritchmond tarafından Antarktika’ya seferler düzenleden Highjump operasyonu diye bir şey hayatımıza girdi. Antarktika’ya gidip ekipmanlarını test etmeye çalışmalar yapmayı ve bu bölgede askeri araştırma merkezi kurulup kurulamayacağını deneyeceklerini söylediler. Bu süreçte Antarktika’nın deniz kıyısı alanlarının çizimlerini yaptıklarını iddia ettiler. Başka neler yaptıklarını hiç kimse bilmiyor.

Önde gelen Düz Dünya kitapları

Biraz ileri saralım ve 1955’teki Deep Freeze operasyonuna gözatalım. Bu Highjump’ın genişletişmiş bir hali. Antarktika’ya daha fazla araştırma merkezleri eklenmiş. Biraz daha ileri sardığımızda 1958’de Antarktik anlaşmaya bağlı kalacak koşullarla Nasa kuruldu ve 1961’de bu koşullar yerine getirildi. Anlaşmanın temelinde, dikkatli bir biçimde izlenen, rehber eşliğindeki turlar haricinde tüm sivilleri Antarktika’nın sınırlarından uzak tutmak yatıyordu. 1962’de Fishbowl, yani Akvaryum Operasyonu devreye girdi. İnsanlar tam da bu esnada Highjump ve Deep Freeze operasyonlarının sonucu olarak bir gökkubbenin varlığının ispatlandığına inandırıldılar. Çünkü bir sebepten dolayı, sanki gökkubbe ile bir iletişim kurma hedefleri varmışçasına gökyüzüne doğru nükleer füzeler göndermeye başladılar. Buradaki ismin sembolik kullanımından bahsetmeden geçemeyeceğim. Akvaryum: Dünya’nın şekli ve doğa için kullanılmış bir sembol. Birçok insan nükleer silahlara inanmıyor, ancak bu böyledir demek yanlış olur. Sadece biraz araştırmaları yeterli olacaktır. Evet, aynı yılda 1962’de John Kennedy o meşhur konuşmasını yaptı. Biz Ay’a gitmeyi tercih ediyoruz. Sanırım tüm bu çalışmalar, bu adamların Dünya’nın gerçek halini anlamalarıyla sonuçlandı. Bunlardan biri de içinden geçmenin mümkün olmadığı, kristalleşmiş kubbe. Bunu aklınızda iyi tutunuz. Biizm burada sıkışıp kaldığımızı, ve buradan ayrılamayacağımızı biliyorlardı. Bu yüzden, sanki istediğimizde bu dünyadan çıkabileceğimiz imajını yarattılar. Bunu yapmaları daha sonraları kendilerine büyük zararlar verecekti. Buraya da geleceğiz. Ama şimdi devam edelim.

 

Yüksek Atlama Operasyonu 1947
Akvaryum Operasyonu 1962

 

Dört yıl sonra 1966’da Lunar Orbiter 1 Dünya’mızın uzaydan ilk kez görüntüsünü çekti. Bundan iki yıl sonra, 1968’de Apollo 8 bu fotoğrafı çekti. 1969’da ise, Apollo 11, insnaoğlu ilk kez Ay’a indiğinde işte bu fotoğraf yayınlandı. 1972’de ise Ay’a yapılan 6. ve son seyahatte tüm zamanların en popüler fotoğraflarından birine sahip olduk. Mavi Misket, Mavi Mermer, ya da Blue Marble; ne derseniz işte. Yeryüzünün bu sözde fotoğrafları özellikle 1972’de Blue Marble Ay’a gitmiş gibi yapmanın arkasında yatan temel unsurdu. “Dünya yuvarlaktır.” Düz Dünya düşüncesi artık bitmiştir! Yaşamış tüm eski kültürlerin inançları, bu konuda 1900’lere kadar yazılmış bütün kitaplar ve yazılar yanlıştı. Dünya Düz değildi. Nasa bunu ispatlamıştı. Üzerinde daha ne konuşulabilirdi ki. Universal Pictures’ın göstermiş olduğu gibi, dönen bir top üzerinde yaşıyorduk. Sorun şu ki ─bu metnin hazırlandığı─ 2017 yılındayız ve mevzu bahis eğimler, Dünya’da yaşayan hiç kimse tarafından halen görülemedi. Hareket hiçbir şekilde belirlenemedi ve ispatlanamadı. Alçak Dünya yörüngesinden nasıl geçebileceğimiz hakkında bir fikrimiz yok.
Universal Pictures’ın ilk küre Dünya animasyonlarından biri
Obama (ve NASA yetkilileri) ne demişti bakalım.
“Önümüzdeki 10 yılda alçak Dünya yörüngesinde keşif için gerekli sistemleri barındıran bir uçuş ekibi tüm testler ve çalışmaları yapacaktır. Nasa’nın sıradaki uzay aracının inşası tamamlanıyor ve gerekli testler Amerika genelidne yapılıyor. Önümüzdeki zamanlarda daha da fazlası yapılacak. Bu insaoğlunu Güneş Sistemi’ni keşfetmesi için götürecek olan bir uzay aracıdır. Bu Nasa’nın alçak yörünge keşifleri için bir sonraki adımı olacaktır. Orion çok amaçlı ekip aracı olarak adlandırılan ya da kısa adıyla NBCV yeni nesil uzay aracı olan bu şey, Amerika’nın alçak Dünya yörüngesini tamamen keşfetmesine vesile olacak. Dünya’dan uzaklaşmaya çalışırsak Van Allen Kemeri’nden geçmek durumundayız. Yani çok tehlikeli bir radyasyon alanından. İnsanları böyle bir şeye sokmadan önce oluşabilecek tüm sorunları çözmemiz gerek. Uzay istasyonumuzda test etmekte olduğumuz bazı teknoloji türleri bize, alçak Dünya yörüngesinin ötesine geçirmek adına büyük katkı sağlıyor. Birçok kişi bunun bir bilimkurgu filmi olduğunu düşünüyor. Nasa’nın yaptığı plan, SLS denen bir roket inşaa etmek. Bu ağır kalkışlı bir roket. Bugün sahip olduğumuz modelden çok daha büyük. Orion kapsülünü içerisinde insan taşır halde görebileceğiz. Blenders gibi, SLS’de Dünya yörüngesi etrafında bize bilgiler sunacak. Şu anda en fazla Dünya yörüngesine çıkabiliyoruz. Gidebildiğimiz en fazla bu kadar. Ancak bu yeni sistemle, yörüngenin de ötesinde, hatta insanoğlunu Güneş Sistemi içinde keşiflere gönderebileceğimiz bir düzeneğe erişeceğiz. Ay, Mars ve gidebileceğimiz başka çok hedef var. Bunu yapabilmemiz için bize güven sağlayacak olan aracı inşaa ediyoruz.”

Alçak Dünya Yörüngesi yerden itibaren 160 km. ile 2000 km. arasındaki kısma denk geliyor. Yani bu 2000 km.yi geçemeyeceğimiz anlamına gelir. Bu büyük bir sorun. Çünkü Güneş merkezli sisteme göre Ay yaklaşık 3300 km. uzaklıkta. Bu büyük bir fark. Biz şu an, 2017’de bu mesafenin 1 metre bile uzağına gidemezken 1969 ile 1972 yılları arasında Ay’a 6 defa gitmek, nasıl bu kadar kolay oldu. Evet, 1 metre… Bu alanın 1 metre bile dışına çıkamıyoruz. Tabii ki bunun için de bir açıklamaları var. Radyasyon alanlarını öne sürüyorlar. Ama gerçek şu ki, Van Allen Kemeri gök kubbe için söylenen bir hikaye. Biz etrafı çevrili bir yapıda bulunan düz bir gezegende yaşıyoruz. Bu her zaman böyleydi. Ve her zaman da böyle olmaya devam edecek. Sonsuz bir uzayda dönüp duran bir topun içinde yaşadığımız yalanı insanoğlunun tüm varlığı ele alındığında çok küçük bir zamanı kapsıyor ve bu yalan, çok da uzun sürmeyecek gibi görünüyor. Güneş merkezli denilen aldatma insanoğlunu, Onu ilahi doğasından uzak tutmak adına uydurulmuş kısa süreliğine var olabilecek bir yalandır.
Kaynak:http://www.duzdunya..orgYorum Her Zamanki gibi Sizin…

Düz Dünya Teorisi – Türkçe Sesli Anlatım

Video kaynağı : Ersan JuaN

GALAKTİK İNSAN WEB TEAM

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

5 Cevaplar

  1. Tuğrul Kemal dedi ki:

    Dünya’yı düz olarak bize göstermekle ne gibi fayda ediniyorlar?

    Onlarca ülke, yüzlerce Dünya dışı görevlerde hep aynı görüntüyü aldılar. Dünya küreydi. Peki düzse neden bunu bize söylemediler? Dünya’yı bize küre göstermekle ne gibi bir amaç güdüyorlar?

    Bilim tarafsız gözlem ve sistematik deneylere dayanır. Üzgünüm ama ciddi hatalar içindesiniz. Bilim basit sorularla başlar. Size basit bir sorum var: Düz Dünya’da Dünya’nın sonu neresidir?

    Düz Dünya ile ilgilenen tüm Dünya vatandaşlarına zamanı değerli şeylere harcamalarını tavsiye etmekteyim.

    Bilimle kalınız.

  2. galaktik dedi ki:

    Ayın atmosferi yoktur.. Toplamda 25 tonluk gaz vardır. Dünya üzerindeki taşın toprağın kumun uzaya savrulmama nedeni yerçekimi ve atmosferse Aydaki putra gibi olan incecik kum taneleri çok düşük yerçekimi olması ve atmosferi olmamasına rağmen nasıl uzaya uçup gitmiyorlar. hemde sözde düşük yerçekimine rağmen… Yuvarlak dünyacı arkadaşlar buna bir cevabınız varmı…

  3. Tuğrul Kemal dedi ki:

    Peki denizin altında bir kaya parçası için bile birbirine giren Rusya ve ABD nasıl oluyor da bu konu hakkında aynı fikirde olabiliyorlar?

    Yolladığınız hiçbir şey bilimsel değildir sizin adınıza çok üzgünüm.

    Yuvarlakçı dünyacı bir arkadaşınız olarak kütle çekim yasasını bir güzel okumanızı tavsiye ediyorum. Yaptığınız yorum denizler neden uzaya dökülmüyor demekle eştir. Ayın kütle çekimi çok düşük değil, Dünya’ya göre düşüktür.

    Samimi olarak söyleyebilirim ki yazdıklarınızı, bu yayınlanan videoları büyük bir şaşkınlıkla takip ediyorum. İnsan uygarlığı bu tartışmaları yaklaşık 2500 yıl önce geride bıraktı.

    Tüm bunları da bir kenara bıraktığımı, gerçekten sizin haklı olduğunuzu düşünelim. Dünya düz olsun ve bir yerlerde gizli enerji kaynakları olsun. Dünya vatandaşlarının ne yapacağını umuyorsunuz? Bu, Dünya’yı ayağa mı kaldıracaktır? Bu gizli enerji kaynakları endüstrinin hangi alanında kullanım bulacaktır?

    Yalan ne kadar büyükse inananı da o kadar çoktur.

    Akılla ve bilimle kalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir